Doğa ve Çevre Sorunları İle İlgili Yazı

Doğa ve Çevre Sorunları İle İlgili Yazı

Çevre ile birlikte anılan sözcüklerden biri de doğadır. İnsanın dışında oluşan, herhangi bir insan müdahalesi olmaksızın ortaya çıkan, gelişen her şey doğayı oluşturur. Örneğin; toprak, toprakaltı zenginlikler, su, hava, bitkiler, hayvanlar, vs. Günümüzde insan müdahalesine uğramamış doğadan söz etmek oldukça güçtür. İnsanoğlu en azından korumak, geliştirmek ya da işletmek amacı ile doğaya müdahale etmektedir. Zaman içinde insan faaliyetlerinin doğaya verdiği zarar, doğanın kendi kendini yenileyebilme gücünün üstüne çıkmış, doğanın bozulmasına yol açmıştır.

Çevre sorunları, insanları uzun süre meşgul eden konulardan biridir. Günümüzde çevre mühendisliği gibi müstakil bir fakültenin yanında, radyo ve televizyonlar da çevreyle ilgili programlar yayınlanmakta, gazete ve dergilerde çevre sayfaları yer almaktadır. Kamuoyu ise, çevre sorunları konusunda duyarlı davranmakta ve çevreyi korumak için toplumsal faaliyetler yapmakta, çevreci vakıflar, dernekler kurulmaktadır. Bunlarla yapılmak istenen şey ise; çevreyi maruz kaldığı bozulmalardan korumak ve insanoğlunun temiz bir çevrede hayatını sürdürmesini sağlamaktır.

Çevre sorunları sözü, kimi insan için denizin bulanık rengi ve üzerindeki yüzen çöplerdir. Bir başkası için kışın teneffüs etmekte zorluk çektiği havadır. Bazı insanlar için yerlere atılan çekirdek kabuklarıdır. Bazısı için ise ozon tabakasında meydana gelen delinme ve fosil yakıtların yakılmasıyla atmosferde biriken karbondioksitin yol açabileceği iklim değişiklikleridir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Çevre sorunları birdenbire ortaya çıkmamış; zaman içinde birikerek varlığını duyurmuştur. Çevrenin kirlenmesi ya da bozulması, çevreyi oluşturan öğelerin bu süreç içinde giderek niteliğinin değişmesi, değerinin yitmesidir. İnsan faaliyetleri sonucunda çevreye verilen zararlar, doğanın kendini yenileyebilme yeteneği sayesinde başlangıçta fark edilmemiş, hatta çevrenin zamanla bu kirliliği yok edeceği düşüncesi yaygınlaşmıştır. Ancak zaman içinde, sanılanın tersine, çevreye bırakılan kirliliğin nicel ve nitel olarak artması, çevrenin kendini yenileyebilme yeteneğinin çok üstüne çıkmış, çevre hızla bozulmaya başlamıştır.

Hava, su, toprak kirlenmesiyle başlayıp, bitki örtüsü ve hayvan topluluklarının yok olmasına kadar uzanan çevre sorunları, belli bir gelecek kaygısı uyandırdı. XX. Yüzyılda toplumların büyük ölçüde kentli toplum olmaları, yani kırdan kente olan göçün hız kazanması ve kentte oturan nüfusun artması, kentlerde geçmişle kıyaslanamayacak ölçüde kirlenmeye neden
olmuştur. Sanayileşmenin yaygınlaşması, endüstriyel üretim sırasında ortaya çıkan kirlenmenin de yaygınlık kazanması ile sonuçlanmıştır.

Toplumsal açıdan bakınca, doğal kaynakların ve enerji kaynaklarının kıtlığı, hızlı nüfus artışı, dünyadaki toplam besin üretiminin artan nüfusu beslemeye yetmeyeceği varsayımı, kentleşme ve endüstrileşme ile kirliliğin artması, temel çevre sorunları olarak ortaya çıkmıştır. Sıralanan sorunlar herkesçe kabul edilmekle birlikte, farklı çıkarlar farklı değerlendirmelere yol açmıştır. Ancak üretilen değişik çözüm önerileri ne olursa olsun, hepsinin görünürde hedefi aynıdır: Dünyanın geleceğini korumak.

Çevre krizini, çevre kirliliğinin insan ruhunda meydana getirdiği sıkıntı ve stres olarak tarif edebiliriz. Sağlıklı ve temiz bir ortam, insanı ruhen ve bedenen sağlıklı tutar. Pis ve kirli ortam ise, ruhu sıkar, bedenen de çeşitli hastalıklara maruz kalır.

Kapalı ve kirli bir havanın insanı ne derece bunalttığını, trafik düzeni iyi işlemeyen bir şehrin, insanı gerek sürücü gerek yaya olarak nasıl sinirlendirdiğini, sıkça elektrik kesilmesinin veya açılan musluktan su yerine hava fısıltısının insanı ne kadar öfkelendirdiği, sızan radyoaktif maddelerin insanı tedavisi mümkün olmayan bedeni hastalıklara ve sakatlıklara maruz
bıraktığını kim inkar edebilir İşte bütün bunlar birer çevre krizidir.

Çevre kirliliği deyince, bugün çevre krizine yol açan bütün maddi ve manevi olumsuz faktörleri anlamalıyız. Çevre kirliliği, sadece tabiatın sorumsuzca tahrip edilmesi sonucu tabii ekolojik dengenin doğrudan bozulması, sanayi ve teknolojik atıklarla suların kirletilmesi, havada ve atmosferde bir takım zehirli gazların yoğunlaşması değildir. Bununla beraber sağlıksız ve altyapısız kentleşme, aşırı gürültü, çağın gereği olarak insana sunulması gereken hizmetlerin yetersizliği de akla gelmelidir.

Bugün bir fabrikada çıkan zehirli gaz ve pis duman kadar, geçim sıkıntısı da çevre krizine bir sebeptir.

Çevre konusunda üzerinde ehemmiyetle durmamız gereken bir başka konu da temizliktir. İslâm, bütün beşeri sistemler ve diğer dini nizamlar arasında temizliğe en çok yer veren bir dindir. Bütün ibadetler ve her çeşit dini hayat temizlik üzerine kurulur. Hadis ve fıkıh kitapları önce temizlik bahisleriyle başlar. İslâm'ın yarısı temizlik kabul edilir.

Temizlik, gerek maddi gerek manevi olsun bir Müslüman'ın mutlaka riayet etmesi gereken bir husustur. Hz. Peygamber (s.a.s.) "Temizlik imanın yarısıdır.", "Hiçbir namaz taharetsiz kabul olunmaz" gibi beyanlarıyla, temizliksiz dindarlığın mümkün olamayacağını müminlerin vicdanına yerleştirmeye çalışmıştır. Şu halde kişi Müslüman olabilmek, Allah'a layık olabilmek için pek çok yönlerden, maddeten ve manen temiz olmak zorundadır. Sünnetteki açıklamalara göre zahirin temizliği deyince, sadece insan bedeninin temizliği söz konusu değildir. Elbisenin, meskenin ve hatta yaşanan muhit ve çevrenin de temizliği söz konusudur. Zira insan bu söylenenlerin hepsiyle birlikte gerçek bütünlüğünü bulmaktadır ve bunların her birisi insan üzerinde tesir icra etmektedir.

Çevre sorunlarını maddeler halinde ele aldığımız takdirde aklımıza belli başlı şu konular gelmektedir: Mesire yerlerinin temizliği, yolların temizliği, hava kirliliği, su kirliliği, ağaç ve ormanların tahrip edilmemesi, hayvanlara şefkat etmek gibi ana başlıklar yanında; eksoz gazı, radyoaktif kirlilik, kimyasal kirlilik, biyolojik kirlilik, fizyolojik kirlilik, gürültü... vs. gibi tâli
başlıkları da sıralamak mümkündür. 

Adınız :
Mailiniz :
Yorumunuz :
Doğrulama Kodu :